KAPLICALARDAN FAYDALANMA ŞEKLİ
Kaplıca Mevsimi: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilir. Genelde memleketimizde yerleşmiş kaplıca ve içmelerin mevsimi 15 Mayıs - 15 Eylül arasıdır.
Kaplıcalarda Tedavi Süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir.
Banyo Zamanı ve Süreler: Banyoya girmeden önce; küçük ve büyük abdest yapmak, banyoda hareketsiz durmak gerekir.Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarılınır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde, vucûd terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır.Birinci Banyo; kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra,İkinci Banyo; akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika; sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır.
İçme Kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
HASTALIKLAR
* Böbrek ve idrar yolları hastalıkları: Kronik ve ödemsiz böbrek iltihabları, mesane iltihabı, idrar taşlarıyla ilgili hastalıklarda; karbonatlı, hidrokarbonatlı sulardan faydalanılır. Bu suların prostata iyi geldiği tespit edilmiştir. * Deri Hastalıkları: Bütün deri hastalıklarında; tuzlu, kükürtlü ve çamurlu sulardan faydalanılır. * Hormonel hastalıklar: Bu hastalıklara, radio-aktiviteli sular iyi gelir. * Göz Hastalıkları: Kükürtlü ve iyodlu sulardan faydalanılır. * Kadın hastalıkları: Bu konuda doktor tavsiyesi olmadan kaplıca tedavisi uygulanması doğru olmaz. Ateşli kadın hastalıklarında ve hamile kadınlarda kaplıca tedavisi son derece dikkatli ve mutlaka hekim gözetiminde yapılmasında fayda vardır. Bunların dışında Aybaşı bozuklukları, kronik rahim hastalıklarında; kükürtlü, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır. * Kalb ve kandolaşımı hastalıkları: İleri derecede kalb, kan dolaşımı ve damar sertliğide kaplıca tedavisi uygulanmaz. Diğerleri için tuzlu, iyodlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır. * Mide ve bağırsak hastalıkları: Ağır mide nezlesi, mide tümörü, sifilitik gastrit ve pilor daralmalarında kaplıcalardan faydalanılmaz. Kronik gastrit, kronik bağırsak nezlesi, bağırsak gazları, hazımsızlık ve kronik kabızlıklarda ise; hidrokarbonatlı, sülfatlı sulardan faydalanılır. * Romatizmal hastalıklar: Akut ve ateşli romatizmada, kaplıca tedavisi uygulanmaz. Kronik romatizmada ise; tuzlu, karbonatlı, sülfatlı, kükürtlü, radio-aktiviteli ve çamurlu sulardan faydalanılır. * Safra kesesi ve Karaciğer hastalıkları: Safra kesesi, karaciğer, pankreas hastalıklarında; karbonatlı, hidrokarbonatlı ve sülfatlı sulardan faydalanılır. İleri safhadaki Siroz'da kullanılmaz. * Sinir sistemi hastalıkları: Siyatik, lumbago, nevralji, nevrasteni, psikasteni ve nevroz gibi sinir hastalıklarında; tuzlu, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır. * Solunum yolu hastalıkları: Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarında; tuzlu, iyodlu ve kükürtlü sulardan faydalanılır. İleri derecedeki verem, damar sertliği ve kalb hastalıklarında kullanılmaz. * Şeker hastalığı: Sodyum bikarbonatlı sulardan faydalanılır.
ŞİFALI SULARNOT: Şifalı suların bulunduğu iller 4 sayfa olarak ayrılmış olup listesi aşağıdaki gibidir. Şifalı suların bulunduğu illerdeki kaplıca, Ilıca ve İçmelerin adını, bulunduğu mevkii, özelliğini, sıcaklık derecesini ve hangi hastalıklara iyi geldiğini belirten açıklamaları bulabileceksiniz.
ADANA, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, AYDIN
BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BURDUR, BOLU, BURSA, ÇANAKKALE.
ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, ERZİNCAN, ERZURUM, HAKKARİ, HATAY, MERSİN (İÇEL), İSTANBUL, İZMİR, KARS, KAYSERİ
KIRŞEHİR, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, TOKAT, VAN, YOZGAT.
KAPLICALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KAPLICALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ağustos 2008 Perşembe
KANGAL BALIKLI ÇERMİK
ankara'ya 450 km. , Sivas'a 96 km. , Kangal ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olup yolu asfalttır. Kaplıcanın 5 km. yakınında Sivas - Malatya demiryolu geçmektedir. Eğer kaplıcaya demiryoluyla gidilmek istenirse Karanlık Köyünde bulunan Kangal istasyonunda inmek gerekir. Karayolu ile Sivas'tan Kangal'a gündüzleri her saat otobüs bulunmaktadır. Kangal Kaplıca arasında ulaşım taksi ve minibüslerle sağlanmaktadır.
Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi "Sedef Hastalığını tedavi ederek" sergilemektedir.
36-37 derece sıcaklıktaki kaplıca suyunda bulunan balıkların mucizevi bir şekilde tedavi yöntemi uygulaması bu kaplıcanın ününü ve özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü, modern tıp da şimdiye kadar fayda görmeyen dünyanın her yerindeki cilt hastalıkları için Kangal balıklı kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.
Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyondan oluşmuş cilt dokusundaki yaraları; egzama, cerahatli sivilceler ve hatta tıpta tedavisinin imkansız olduğu bilinen "Sedef" hastalığı gibi cilt hastalıkları 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (Sazangiller) familyasından Cyprinion Macrostamus (Beni Balığı) ve Garra rufa (Yağlı Balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirmekte ve kaybolmaktadır..

Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi "Sedef Hastalığını tedavi ederek" sergilemektedir.36-37 derece sıcaklıktaki kaplıca suyunda bulunan balıkların mucizevi bir şekilde tedavi yöntemi uygulaması bu kaplıcanın ününü ve özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü, modern tıp da şimdiye kadar fayda görmeyen dünyanın her yerindeki cilt hastalıkları için Kangal balıklı kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.
Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyondan oluşmuş cilt dokusundaki yaraları; egzama, cerahatli sivilceler ve hatta tıpta tedavisinin imkansız olduğu bilinen "Sedef" hastalığı gibi cilt hastalıkları 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (Sazangiller) familyasından Cyprinion Macrostamus (Beni Balığı) ve Garra rufa (Yağlı Balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirmekte ve kaybolmaktadır..
SOĞUK ÇERMİK

İl merkezine 19 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı düşüktür (28 santigrat derece). Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.
ORTA BUCAK ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Orta Bucak Nahiyesi sınırları içindedir. Büyük bir havuzu vardır. 14 odalı bir motel ve gazinosu bulunmaktadır.
ALAMAN ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Akçakışla bucağına bağlı Alaman köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine 33 km. uzaklıktadır. Suyu oldukça kükürtlü olduğundan içilmez.
AKÇA AĞIL ÇERMİĞİ
Suşehri ilçesinin Akça Ağıl Köyü yakınlarında Erzincan - Tokat yolu üzerinde ve Kelkit Çayının güney kenarında yer alan bu kaplıca suyunun sıcak olması nedeniyle birçok hastalıklara iyi gelmektedir. Kadın ve erkekler için ayrı banyolar vardır. Halk tarafından büyük ilgi duyulmaktadır. 40 derece sıcaklıktaki suyu aşırı şişmanlara ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
ORTA BUCAK ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Orta Bucak Nahiyesi sınırları içindedir. Büyük bir havuzu vardır. 14 odalı bir motel ve gazinosu bulunmaktadır.
ALAMAN ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Akçakışla bucağına bağlı Alaman köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine 33 km. uzaklıktadır. Suyu oldukça kükürtlü olduğundan içilmez.
AKÇA AĞIL ÇERMİĞİ
Suşehri ilçesinin Akça Ağıl Köyü yakınlarında Erzincan - Tokat yolu üzerinde ve Kelkit Çayının güney kenarında yer alan bu kaplıca suyunun sıcak olması nedeniyle birçok hastalıklara iyi gelmektedir. Kadın ve erkekler için ayrı banyolar vardır. Halk tarafından büyük ilgi duyulmaktadır. 40 derece sıcaklıktaki suyu aşırı şişmanlara ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
SICAK ÇERMİK

Sivas - Ankara asfaltı üzerinde, il merkezine 31 km. uzaklıktadır. Türkiye'de 30 adet birinci 3öncelikli kaplıca arsında 6. sırada yer almakta ve kaplıca şehri olarak geliştirme imkanına sahip 33y3er30leşmeler arasında bulunmaktadır. 46 - 50 santigrat derece arasında ısıya sahip kaplıca suyu sodyumlu, sülfatlı, hidrokarbonatlı, magnezyumlu ve karbonatlı bir bileşime sahiptir. Kaplıca suyu, romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır. Oteli, lokantası, moteli, gazinosu ve diğer ihtiyaca cevap verecek imkana sahip olup yolu asfalttır.
27 Temmuz 2008 Pazar
Afyonkarahisar Gazlıgöl Termal Kaplıcaları

Tarihçesi
Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir kralmış. Kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Allah’ a yalvarıp yakarırmış bir çocuğu olması için nihayet Kral Midas‘ ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş. Kralın kızı Suna, genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış.
Bu güzel kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu çıbanları hiç bir hekim iyileştirememiş. Ağrısına, sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna; yollara düşmüş. Dağ tepe demeden gezip dolaşır olmuş. Kral Midas kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın güzel kızı Afyonkarahisar toprakları içindeki Gazlıgöl mevki yakınlarına kadar gelmiş. Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış.
Biraz su içmek için su aramış. Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız, çevresindeki bataklığa aldırmadan suya koşmuş. Eğilerek o çamurlu sudan kana kana içmiş. Birde bakmış suyun deydiği yerlerde bir tatlı gıcıklanma, bir sancı kesilmesi, bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendisini çamurlu suyun içerisine ağrıları yavaşlamış.
Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış. Suna uyandığında ağrılarının kalmadığını, çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş. O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta sonra çıbanları yaraları tamamen geçmiş. Eski güzelliğine kavuştuğunu gören güzel Suna sevinçinden deliye dönmüş. İleride onu gözleyen gözcüler, kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler. Suna başına gelenleri anlatmış ve saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş ve kızana “Seni hangi hekim iyileştirdi?” kızım söyle hekim başı yapayım demiş.
Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir kralmış. Kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Allah’ a yalvarıp yakarırmış bir çocuğu olması için nihayet Kral Midas‘ ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş. Kralın kızı Suna, genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış.
Bu güzel kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu çıbanları hiç bir hekim iyileştirememiş. Ağrısına, sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna; yollara düşmüş. Dağ tepe demeden gezip dolaşır olmuş. Kral Midas kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın güzel kızı Afyonkarahisar toprakları içindeki Gazlıgöl mevki yakınlarına kadar gelmiş. Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış.
Biraz su içmek için su aramış. Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız, çevresindeki bataklığa aldırmadan suya koşmuş. Eğilerek o çamurlu sudan kana kana içmiş. Birde bakmış suyun deydiği yerlerde bir tatlı gıcıklanma, bir sancı kesilmesi, bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendisini çamurlu suyun içerisine ağrıları yavaşlamış.
Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış. Suna uyandığında ağrılarının kalmadığını, çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş. O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta sonra çıbanları yaraları tamamen geçmiş. Eski güzelliğine kavuştuğunu gören güzel Suna sevinçinden deliye dönmüş. İleride onu gözleyen gözcüler, kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler. Suna başına gelenleri anlatmış ve saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş ve kızana “Seni hangi hekim iyileştirdi?” kızım söyle hekim başı yapayım demiş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)